Rüyalarda İnsan Faktörü :
Her insan farklıdır. İnsanlar büyür ve büyüdükçe her dakika giderek değişir. Bu nedenle bir rüyanın sizin ve arkadaşınız için anlamı az çok farklıdır. Aynı zamanda sizin de bir rüya hakkındaki yorumunuz zamanla değişir. Bir yıl önceki bir rüyanızı tekrar yorumlamanız size çok farklı duygu ve düşünceler esinletebilir.
Düşlerin anlamlarını sezgiler, içgüdüler, kişisel algılamalar çok etkiler. Bu etkiler olmadan düş yorumlamaya kalkışmak ancak gazetede yazan günlük falı okumak kadar kişisel olur. Bu nedenle bu etkileri göz önünde bulundurmalısınız.
Son olarak, rüyalarınızın güçlerini küçümsemeyin.
Yaşamları Değiştirme Gücü :
Rüyalarla uğraştığımız zaman onların enerjisini yaşamlarımıza çekip çok daha etkili insanlar oluruz. Yaşam dramatik bir şekilde değişir. Rüyalarındaki canavarları kucağa alınabilir boyutlara indirmeyi öğrenen çocuklar büyüdüklerinde yaşam sorunlarına korkusuzca karşı çıkarak onları küçültürler.
Bu akıllı ruh ya da zihnimizin kaynak kısmı bizden daha çok şey bilen bir ağabey, abla veya öğretmen gibidir. Jung’un milyonlarca yıllık insan deneyimi ile “kolektif insan”nın benzeridir. Eğer yaşam bir okul ve bizler öğrenciysek, dersleri hazırlayan, yanıtları bilen ve doğduğumuzdan beri rüyalar yoluyla bizlerle iletişim kurmaya çalışan öğretmenle ilişki kurmak mantıklı değil midir? Ellerimizi ovuşturup, “Eyvahlar olsun ! neden bunlar hep benim başıma geliyor ? Bütün bunları hak etmek için ne yaptım ?” diye yakınacağımız yerde bunu öğrenebiliriz. Öğretmene sorabiliriz: Hayal etme, göz önüne getirme -ve özellikle meditasyon, telefonu açıp öğretmenin numarasını çevirmektir. Ancak çoğumuz bu numarayı unutmuşuzdur. Rüyalar öğretmenin bize telefon etmesidir ve yine çoğumuz bunu duymayız bile. Rüyalarımızı izlemek ve dinlemek telefonu açıp yanıt vermenin kolay, güvenli ve güçlü bir yoludur.
Üçüncü Boyut : Ruh
Sık sık insanın vücut, akıl ve ruh olmak üzere üçlü bir yapısı olduğundan söz edildiğini duyarız. İnsanların çoğunluğu bizi biz yapan ve ruh adı verilen bir enerjinin varlığını kabul eder. Akıl, uyku esnasında da bedeni etkilemeye devam eder, belki aynı zamanda uykudayken ruhu da etkiliyor olabilir. Bu şekilde ruh bu dünyayla (aklımız) öteki arasında bir telefon kablosu gibi görev yapıp, ölmüş dostlarımızdan ve yakınlarımızdan haber almamızı sağlayabilir.
Benzer biçimde ruh, ruhsal bilgi ve yorumlar almak için üst benlikle, ya da Jung’un deyimiyle Kolektif Bilinçaltıyla ilişki kuruyor olabilir. Bu büyük bir bilgi ve deneyim kaynağı olabilir. Hepimiz aynı kaynaktan geldiğimizden ilişki kurma yolunu bulan herkes, buradan susuzluğunu giderebilir. Rüyalar bu kaynağın bilinç alanına akışını sağlayabilir. Bu nedenle gizli güçlerle birleşmede kendi ruhsal yolunuzu bulmaya çabalıyorsanız rüyalarınızın bunu sağlayabileceğini unutmayın.
27 Mart 2012 Salı
Rüya Çeşitleri
Programlı ve Açık Rüyalar
Programlanmış rüya görme fikri oldukça yenidir ve henüz yeterince araştırılmamıştır. Böyle bir rüyada kişi belirli simgeler ve düşünceler yoluyla özel bir düşü görmeye çalışır. Açık düşte ise bir defa düşten haberdar olduktan sonra onunla etkileşmeye uğraşır.
Programlı ve açık düşler gece korkularını yenmek dışında kişisel gelişme sağlamak, ruhsal anlayış kazanmak ve yaşamınızı tamamlamak amacıyla da kullanılabilir. Programlanmış rüya için uyanık olduğunuzda kendinize bazı simgeler bulmalısınız. Simgeler çok belirsiz olmadıkça, bir yorumcuya gerek kalmadan kendi düşlerinizi yorumlayabilirsiniz.
Telepatik Rüyalar
Başka bir rüya tipi de, telepatik yolla başka biri tarafından oluşturulan ve sözcükler olmadan onunla haberleşmemizi sağlayan rüyadır. İnsan aklının, uykudayken “görünmez, hissedilmez” ve kendi bilinçaltımız ya da başka birinin enerji alanları tarafından oluşturulan bazı uyaranlara açık olduğu saptanmıştır.
Telepatik rüyaya bir örnek de ölmek üzere ya da çok hasta olduğunu bildiğimiz kişilerle ilgili olanlardır. Bir çok kişi tam kaza sırasında bir neden yokken uyandığını ya da düşünde kazayı geçiren kişiyi gördüğünü bildirmiştir. Her iki durumda da düşü gören büyük olasılıkla yardıma ihtiyacı olan kişiden bazı mesajlar almaktadır.
Genellikle telepatik rüyalar tanıdığımız kişilerle ilgilidir; ancak hiç tanımadığımız, hiç karşılaşmadığımız insanlarla da ilgili olabilir.
Cinsel Rüyalar
Berrak rüyalar duyarlılığı ve cinselliği, kimi zaman orgazm noktasına varacak kadar uyarır. Berrak ya da sıradan olsun, cinsel rüyalar yaratıcılığı canlandırır ve kendimizin çeşitli kısımlarımızla birleşmeyi sembolize eder. Eğer kendi cinsimizden biriyle seviştiğimizi görürsek, bunun anlamı, rüyada temsil edilen erkek ve kadının niteliklerinin yanı sıra kendi erkek ve dişi enerjimizle de birleştiğimiz demektir.
Karabasanlar
Çinlilerin dehşet ve korku rüyaları olarak adlandırdıkları bu tip rüyalar bizi kalbimiz hızla atarak, soluksuz kaldığımız bir şekilde uyandıran baskı altındaki duygusal enerjiyi açığa çıkarırlar.
Bir karabasanla başa çıkmanın en iyi yolu mümkün olduğunca tekrar ona girip tehlike ile yüz yüze gelmektir. Yeniden rüya gördüğünüzü hayal edin. Enerjiyle karşılaşın ve onunla dost olun; onunla konuşmaktan korkmayın. Onu sorguya çekin, gerekirse rüya arkadaşlarınızı yardıma çağırın. “Kimsin sen? Nesin? Benim hangi duygumu temsil ediyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? Seni nasıl iyileştirebilirim? Sen bana nasıl yardım edersin?” Bir karabasan bizim ilgimizi ister ve bize korkularımızdan söz eder. Kaçacak yerde ona doğru giderek onun tehditlerinin değişimini sağlarız ve korkularımızın üzerimizdeki gücünü elinden alırız.
İnsanlar karabasanlar hakkında fazla düşünmeyi ve konuşmayı istemese de, bunlar insan ruhunun haykırışıdır. Özellikle onlarla uğraştığımız ya da onlardan kaçınmaya çalıştığımız zamanlarda suçluluk hislerimizi, korkularımızı, geçirdiğimiz sarsıntıları, çözülmemiş sorunları yansıtır. Bu nedenle karabasanlar güzel düşlerinizi yorumlamaktan daha önemli ve yararlı olabilir. Bilinçaltınız sizi bazı şeylere karşı harekete geçirmek için dürtüklemektedir.
Kabuslarınızı yorumlarken geriye bakıp kendinizi bir düzene sokmanız gerekir. Bu kötü görüntülere neden olabilecek şeyleri düşünün. Örneğin tek başınıza seyrettiğiniz korku filmleri böyle düşler görmenize yol açabilir.
Göksel Yolculuk Rüyaları
Farkında olsak da olmasak da hepimiz rüyalarımızda uzay yolculuğuna çıkarız.
İki tür uzay düzeyi vardır : güdüsel ve diğergam. Güdüsel olan fiziki olana yakındır ve duygu ve arzu ile yönetilir. Diğergam olanı daha yüksek bir duygu düzeyindedir; kendini tatmin yerine başkalarına uzanır, onları düşünür. Göksel beden insanın kusursuz fiziki bedeninin ruhsal karşıtıdır. Kısacası, kolumuz veya bacağımız eksikse göksel bedende bu tam olarak var olacaktır.
Ölmek üzere olan bir insanın göksel bedeni çoğunlukla fiziki bedenin yakınlarında, hatta birini ölümden önce görmek isteği güçlüyse, uzaktan bile görülür. Arzu ne kadar güçlü olursa, göksel bedeni yansıtma yeteneği de o kadar artar. Pek çok kimse bu yolla resmi haber gelmeden çok önce savaşta kaybettikleri oğullarını, kocalarını ve sevgililerini görmüşlerdir.
Cinsellik Üzerine Kozmik Bir Rüya ve Yorumu
Tanınmış rüya yorumcularından Charles Mcphee'den bir rüyayı yorumlaması istenir. Rüya şu şekilde görülmüştür: Terasa, 39 yaşında, eşinden boşanmış Amerika'nın Wyoming eyaletinde oturmakta olan genç bir kadındır. Bir gece uykusunda nasıl başladığını hatırlamadığı bir rüya görür. Hatırladığı, daha doğrusu rüyayı görmeye başladığında bir erkekle seviştiğini fark eder."...Ve bu sevişmeyi izlerken sanki vücudumun dışında bir deneyim yaşıyordum. İkimizin de ruhlarını vücutlarımızdan ayrı olarak görebiliyordum. O an bedenlerimizin hissettiği her şeyi, ben de hissedebiliyordum. Fakat aynı zamanda da ikimizi spiritüel varlıklar olarak da görebiliyordum. Bedenlerimizin birleştiği alanda, ruhlarımızın bir enerji topu haline geldiğini görebiliyordum...
Sevişmemiz bitip de ayrıldığımızda o enerji topu da iki eşit parçaya bölündü... O an sanki, kendimden bir parçanın onunla gittiğini hissettim... Yüzüne baktığımda o seviştiğim erkek, bu güne dek hiç dikkat etmediğim,benim birkaç kat aşağımda yaşayan bir komşuma dönüşmüştü...
Şimdi, o kişiyi her gördüğümde,sanki spiritüel varlığımın diğer tarafının onda olduğu hissine kapılıyorum...Acaba ben bu rüyayı fazla mı ciddiye alıyordum?...
Tesadüf diyebileceğim bir şekilde bundan yaklaşık sekiz ay önce bir partideydik ve bazı şakalara hep beraber gülüyorduk...Fakat bir kısım arkadaşlarımız bu şakaları anlayamamışlardı...Orada bulunanlardan birisi, biz ikimizin aynı hamurdan olduğumuzu söyledi... Anlayışlarımız çok benziyordu...Onu büyük bir ağabey gözüyle görmek istiyordum ama, diğer yandan da fiziksel olarak bir çekim duyuyordum. Onu daha önce fark etmediğime inanamıyorum! Bu rüya sizce ne ifade ediyor dersiniz?..."
Charles Mcphee'nin yorumu ise şu şekilde olmuştur : "Bu dünyanın dışında bir rüyaya benziyor. Sizin rüyanız,'bilinçsiz farkındalık' a çok iyi bir örnek. Rüya aracılığıyla bazı şeylerin bilincine varmışsınız. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse ; bu ilginç yabancıyı uzun süre önce fark etmişsiniz, ama ancak bu farklı rüya sizin ilginizi ona odaklamanızı sağlamış.
Neden bu, o kadar uzun zaman aldı ? Belki sadece onu görmeden önce, çok meşguldünüz. Belki aklınızın bu sevgi çerçevesinin farkında değildiniz. Fakat beyninizin bilinçli kısmının uykuda olması, aklınızın geri kalanının (şuursuz tarafı) da tatilde olduğunu göstermez. Zıt olarak şuursuz kısmınız uyanık ve notlar alıyor. Ve size acil bir mektup göndermiş 'Rüya Ekspres'i ile... ve şunları yazmış o mektupta ;"Şşşştttt! Aşağıdaki şu adama bir daha bak! O bir harika!"
Buradaki mesaj nedir ? Sanırım derin bir şekilde bir çok şey paylaşabileceğiniz bir arkadaş buldunuz. Ben olsam onunla daha çok ilgilenirdim. Ve eğer arkadaşlık yerini aşka bırakırsa, havai fişeklerle güzel bir kutlama yapabilirsiniz."
Ne dersiniz, ilginç bir rüya ve ilginç bir yorum değil mi?
Programlanmış rüya görme fikri oldukça yenidir ve henüz yeterince araştırılmamıştır. Böyle bir rüyada kişi belirli simgeler ve düşünceler yoluyla özel bir düşü görmeye çalışır. Açık düşte ise bir defa düşten haberdar olduktan sonra onunla etkileşmeye uğraşır.
Programlı ve açık düşler gece korkularını yenmek dışında kişisel gelişme sağlamak, ruhsal anlayış kazanmak ve yaşamınızı tamamlamak amacıyla da kullanılabilir. Programlanmış rüya için uyanık olduğunuzda kendinize bazı simgeler bulmalısınız. Simgeler çok belirsiz olmadıkça, bir yorumcuya gerek kalmadan kendi düşlerinizi yorumlayabilirsiniz.
Telepatik Rüyalar
Başka bir rüya tipi de, telepatik yolla başka biri tarafından oluşturulan ve sözcükler olmadan onunla haberleşmemizi sağlayan rüyadır. İnsan aklının, uykudayken “görünmez, hissedilmez” ve kendi bilinçaltımız ya da başka birinin enerji alanları tarafından oluşturulan bazı uyaranlara açık olduğu saptanmıştır.
Telepatik rüyaya bir örnek de ölmek üzere ya da çok hasta olduğunu bildiğimiz kişilerle ilgili olanlardır. Bir çok kişi tam kaza sırasında bir neden yokken uyandığını ya da düşünde kazayı geçiren kişiyi gördüğünü bildirmiştir. Her iki durumda da düşü gören büyük olasılıkla yardıma ihtiyacı olan kişiden bazı mesajlar almaktadır.
Genellikle telepatik rüyalar tanıdığımız kişilerle ilgilidir; ancak hiç tanımadığımız, hiç karşılaşmadığımız insanlarla da ilgili olabilir.
Cinsel Rüyalar
Berrak rüyalar duyarlılığı ve cinselliği, kimi zaman orgazm noktasına varacak kadar uyarır. Berrak ya da sıradan olsun, cinsel rüyalar yaratıcılığı canlandırır ve kendimizin çeşitli kısımlarımızla birleşmeyi sembolize eder. Eğer kendi cinsimizden biriyle seviştiğimizi görürsek, bunun anlamı, rüyada temsil edilen erkek ve kadının niteliklerinin yanı sıra kendi erkek ve dişi enerjimizle de birleştiğimiz demektir.
Karabasanlar
Çinlilerin dehşet ve korku rüyaları olarak adlandırdıkları bu tip rüyalar bizi kalbimiz hızla atarak, soluksuz kaldığımız bir şekilde uyandıran baskı altındaki duygusal enerjiyi açığa çıkarırlar.
Bir karabasanla başa çıkmanın en iyi yolu mümkün olduğunca tekrar ona girip tehlike ile yüz yüze gelmektir. Yeniden rüya gördüğünüzü hayal edin. Enerjiyle karşılaşın ve onunla dost olun; onunla konuşmaktan korkmayın. Onu sorguya çekin, gerekirse rüya arkadaşlarınızı yardıma çağırın. “Kimsin sen? Nesin? Benim hangi duygumu temsil ediyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? Seni nasıl iyileştirebilirim? Sen bana nasıl yardım edersin?” Bir karabasan bizim ilgimizi ister ve bize korkularımızdan söz eder. Kaçacak yerde ona doğru giderek onun tehditlerinin değişimini sağlarız ve korkularımızın üzerimizdeki gücünü elinden alırız.
İnsanlar karabasanlar hakkında fazla düşünmeyi ve konuşmayı istemese de, bunlar insan ruhunun haykırışıdır. Özellikle onlarla uğraştığımız ya da onlardan kaçınmaya çalıştığımız zamanlarda suçluluk hislerimizi, korkularımızı, geçirdiğimiz sarsıntıları, çözülmemiş sorunları yansıtır. Bu nedenle karabasanlar güzel düşlerinizi yorumlamaktan daha önemli ve yararlı olabilir. Bilinçaltınız sizi bazı şeylere karşı harekete geçirmek için dürtüklemektedir.
Kabuslarınızı yorumlarken geriye bakıp kendinizi bir düzene sokmanız gerekir. Bu kötü görüntülere neden olabilecek şeyleri düşünün. Örneğin tek başınıza seyrettiğiniz korku filmleri böyle düşler görmenize yol açabilir.
Göksel Yolculuk Rüyaları
Farkında olsak da olmasak da hepimiz rüyalarımızda uzay yolculuğuna çıkarız.
İki tür uzay düzeyi vardır : güdüsel ve diğergam. Güdüsel olan fiziki olana yakındır ve duygu ve arzu ile yönetilir. Diğergam olanı daha yüksek bir duygu düzeyindedir; kendini tatmin yerine başkalarına uzanır, onları düşünür. Göksel beden insanın kusursuz fiziki bedeninin ruhsal karşıtıdır. Kısacası, kolumuz veya bacağımız eksikse göksel bedende bu tam olarak var olacaktır.
Ölmek üzere olan bir insanın göksel bedeni çoğunlukla fiziki bedenin yakınlarında, hatta birini ölümden önce görmek isteği güçlüyse, uzaktan bile görülür. Arzu ne kadar güçlü olursa, göksel bedeni yansıtma yeteneği de o kadar artar. Pek çok kimse bu yolla resmi haber gelmeden çok önce savaşta kaybettikleri oğullarını, kocalarını ve sevgililerini görmüşlerdir.
Cinsellik Üzerine Kozmik Bir Rüya ve Yorumu
Tanınmış rüya yorumcularından Charles Mcphee'den bir rüyayı yorumlaması istenir. Rüya şu şekilde görülmüştür: Terasa, 39 yaşında, eşinden boşanmış Amerika'nın Wyoming eyaletinde oturmakta olan genç bir kadındır. Bir gece uykusunda nasıl başladığını hatırlamadığı bir rüya görür. Hatırladığı, daha doğrusu rüyayı görmeye başladığında bir erkekle seviştiğini fark eder."...Ve bu sevişmeyi izlerken sanki vücudumun dışında bir deneyim yaşıyordum. İkimizin de ruhlarını vücutlarımızdan ayrı olarak görebiliyordum. O an bedenlerimizin hissettiği her şeyi, ben de hissedebiliyordum. Fakat aynı zamanda da ikimizi spiritüel varlıklar olarak da görebiliyordum. Bedenlerimizin birleştiği alanda, ruhlarımızın bir enerji topu haline geldiğini görebiliyordum...
Sevişmemiz bitip de ayrıldığımızda o enerji topu da iki eşit parçaya bölündü... O an sanki, kendimden bir parçanın onunla gittiğini hissettim... Yüzüne baktığımda o seviştiğim erkek, bu güne dek hiç dikkat etmediğim,benim birkaç kat aşağımda yaşayan bir komşuma dönüşmüştü...
Şimdi, o kişiyi her gördüğümde,sanki spiritüel varlığımın diğer tarafının onda olduğu hissine kapılıyorum...Acaba ben bu rüyayı fazla mı ciddiye alıyordum?...
Tesadüf diyebileceğim bir şekilde bundan yaklaşık sekiz ay önce bir partideydik ve bazı şakalara hep beraber gülüyorduk...Fakat bir kısım arkadaşlarımız bu şakaları anlayamamışlardı...Orada bulunanlardan birisi, biz ikimizin aynı hamurdan olduğumuzu söyledi... Anlayışlarımız çok benziyordu...Onu büyük bir ağabey gözüyle görmek istiyordum ama, diğer yandan da fiziksel olarak bir çekim duyuyordum. Onu daha önce fark etmediğime inanamıyorum! Bu rüya sizce ne ifade ediyor dersiniz?..."
Charles Mcphee'nin yorumu ise şu şekilde olmuştur : "Bu dünyanın dışında bir rüyaya benziyor. Sizin rüyanız,'bilinçsiz farkındalık' a çok iyi bir örnek. Rüya aracılığıyla bazı şeylerin bilincine varmışsınız. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse ; bu ilginç yabancıyı uzun süre önce fark etmişsiniz, ama ancak bu farklı rüya sizin ilginizi ona odaklamanızı sağlamış.
Neden bu, o kadar uzun zaman aldı ? Belki sadece onu görmeden önce, çok meşguldünüz. Belki aklınızın bu sevgi çerçevesinin farkında değildiniz. Fakat beyninizin bilinçli kısmının uykuda olması, aklınızın geri kalanının (şuursuz tarafı) da tatilde olduğunu göstermez. Zıt olarak şuursuz kısmınız uyanık ve notlar alıyor. Ve size acil bir mektup göndermiş 'Rüya Ekspres'i ile... ve şunları yazmış o mektupta ;"Şşşştttt! Aşağıdaki şu adama bir daha bak! O bir harika!"
Buradaki mesaj nedir ? Sanırım derin bir şekilde bir çok şey paylaşabileceğiniz bir arkadaş buldunuz. Ben olsam onunla daha çok ilgilenirdim. Ve eğer arkadaşlık yerini aşka bırakırsa, havai fişeklerle güzel bir kutlama yapabilirsiniz."
Ne dersiniz, ilginç bir rüya ve ilginç bir yorum değil mi?
Rüya Nedir? Etkin Bir Rüya Yorumunun 10 Aşaması
Yorumlanmamış bir rüya okunmamış bir mektuba benzer." Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçirmekteyiz. Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un da araştırmalarının büyük bölümünü oluşturan uyku sırasında, kişinin bilinç altında düşüncelerinin, özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtiği varsayılır. İşte bizler bu olguya Rüya adını veriyoruz. Freud’a göre bilincin gizlediği, tamamen sakladığı bu olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadırlar. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini göstermektedirler.
Freud’un yolunda ilerleyen doktorlar da günümüzde rüyalara büyük değer vermektedirler. Onlar, rüyaları bilimsel şekilde açıklayarak hastalarını tedavi etmektedirler.
Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmüyor. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.
Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sandığımız garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izlerler. Bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını biz uyandıktan sonra beynimizin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.
Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, korkulan tanrılar tarafından verilen armağan veya cezalar olabileceğine inanılmıştır. Daha sonra kahinler rüyaları açıklamaya, yorumlamaya başlamışlardır. İlk rüya yorumcularının ne zaman ortaya çıktıkları da belli değildir. Ancak Babil’in kahinlerinin büyük ün yaptıkları bilinmektedir. Kaldeliler, Astrolojinin yanı sıra rüya yorumlarında da başarı kazanmışlardır. Zamanla belirli rüyaların anlamları da kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar, eski Yunanlılar ve Araplar rüya yorumlarıyla ilgili kitaplar yazmışlardır.
Etkin Bir Rüya Yorumunun 10 Aşaması :
1- Bir Rüya Günlüğü Oluşturun :
Kolay açılan sağlam bir defter bulun ve uzun bir iple bir kalem bağlayın. Uyanır uyanmaz da rüyalarınızı ayrıntılarıyla yazın. Başından sonuna hatırlayabildiğiniz her şeyi, giysilerin renkleri, hareketin yönü, yeri, sayıları, geometrik şekiller, yaratıklar, mücevherler, mevsimler, yapılar, çiçekler, ve her türlü (ses,görüntü vb.) abartmaları ayrıntısıyla kaydedin.
Her kayıt için tarih atmayı unutmayın. Geleceği görme yeteneği olan kişiler için tarih özellikle önem kazanır. Yıllar sonra tekrar gözden geçirerek rüyalarınızın neler söylediğini anlayabilirsiniz. Rüya günlükleri kişisel gelişmeyi yansıtması açısından da önemlidir.
2- O Andaki İzlenimlerinizi Kaydedin :
Sıklıkla rüya tabiri hakkındaki ilk sezgisel izlenimlerimiz sonraki yorumlarımızdan çok daha önemlidir. Bazen rüyalar sonradan yorumlanmaya çalışılırken o andaki duygusal, ruhsal, kişisel değerleri azalır. Örneğin hayran olduğunuz bir sinema yıldızıyla ilgili bir düş gördüğünüzü var sayalım. Bir olasılıkla bu düş sadece sevdiğiniz bir filmi gözünüzde tekrar canlandırmaktan ibarettir. Ama yorumda buna kişisel özellikler katılmaya çalışılır. Bu durumu bir dengeye kavuşturmak için rüyanızda gördüğünüz kişinin ne yaptığına bakın. Örneğin oyuncu iyi tanımadığınız biriyle karşılaşmışsa, bu aslında o kişiyle kendinizin karşılaşmak istediğinizi gösterebilir.
3- Açıkça Belli Olanı da Yorumlayın :
Rüyanızda günlük yaşamınızda her zaman başınızdan geçenleri görmeniz olasılıkla sadece o kadardır, yoruma gerek yoktur. Yemek yediğinizi görmeniz aç uyuduğunuzu gösterebilir.
Öte yandan olaylar sıra değiştirmişse ya da başka bir gidiş kazanmışsa önemli olabilir. Kişisel düşüncelerinizi, umutlarınızı, korkularınızı, isteklerinizi yansıtabilir.
Rüyanız günlük, olağan olaylara odaklanmışsa kenarda kalan görüntüleri düşünün. Rüyanızı kısa bir cümleyle anlatmak gerekseydi bu ne olurdu? Aklınıza ilk gelen kelime nedir? Sonuçlandığını düşünene kadar aklınıza gelenlerin hepsini yazın.
4- İç ve Dış Etkileri Düşünün :
Bu aşamada size içinizden ve dışarıdan gelen bütün etkiler hesaba katılır. Rüyalar yorumlanırken bazen ihmal edilen diğer etkenler uyurken çevremizden gelen uyaranlardır. Rüyanızı kaydettikten sonra herhangi bir uyaran varlığı açısından çevrenizi kontrol etmeniz önemlidir.
5- Modelleri, Döngüleri ve Gelişmeleri Hatırlayın :
Modeller genellikle iki yolla ortaya çıkar. Tekrarlayıcı düşlerde aynı düşü tekrar tekrar görürsünüz ya da aynı görüntüleri içeren çok sayıda farklı düş görebilirsiniz.
Bazen sorunun çözüldüğünü düşünseniz de düşleri görmeye devam edebilirsiniz, bu durumda içinizdeki kuşkulardan henüz kurtulamamışsınız demektir. Belirsizliğin nerede olduğunu düşünmelisiniz.
6- Geleceği ve Geçmişi Görme Olasılıklarını Göz ardı Etmeyin :
Uyanık bir rüya yorumcusunun temel ilkesi hiçbir olasılığı reddetmemektir. Rüyalar içimizde uyanıklık gerçeğimizden daha geniş bir çerçeve oluşturur. Biz dinlenirken aklımız daha az uyaranla uğraşmak zorundadır. Bu nedenle uykudayken, geleceği görme gibi, günlük yaşam içinde ortaya çıkamayan bazı yeteneklerimiz kendini gösterecek boş bir yer bulabilir.
7- Anıları, Dilekleri, Fantezileri ve Hayalleri Değerlendirin. Anıların, Umutların ve Rüyaların Önemi Göz Ardı Edilemez :
Tepkilerimizin ve duygularımızın çoğu geçmiş deneyimlerimizle ilgilidir. Umut ve dileklerimiz gelecekle yüz yüze gelmemizi sağlar. Bu nedenle dileklerin ve umutların rüyaları etkilemesi şaşırtıcı değildir.
Hayallerimizle erişkin ruhumuzu doyurmaya çalışırız. Bilinçaltımız içimizdeki çocuğun yaratıcı içgüdülerinden kaynaklanan doğal, renkli maceralarla ruhumuzun sıkıntılarını dengelemeye çalışır. Pek çok yazar ve ressam kendilerine esin kaynağı olarak rüyalarından yararlanırlar.
8- Düş Simge Anahtarlarını Kullanın :
Rüyanızdaki görüntülere karşılık gelen simgelerin anlamlarını bir düşünün, önce tüm sahneyi, sonra ayrıntıları değerlendirin. Bazı rüyalarda arketip simgeler çok belirgindir : büyük bir nehir, değerli bir av, hayvan, bilge rehberler gibi. Bunlar genellikle, sırasıyla, tekrar doğumu, üretkenliği ; kendini keşfetmeyi ; iç doğayı ve üst benliği simgeler. Dinsel simgeler de arketiptir, fakat anlamları kültürden kültüre değişebilir.
Ardından seçtiğiniz simgelerin anlamlarını okuyun. Okurken kendinizdeki tepkileri değerlendirin ve çağrıştırdıklarını düşünün. Bunları da rüya günlüğünüze kaydedin.
Bir rüyadaki bütün görüntüleri ve simgeleri birdenbire değerlendirmek zorunda değilsiniz. Zaman içinde tekrar tekrar değerlendirebilirsiniz.
9- Verilen Açıklamalarla Birlikte Simgelerin Sizin İçin Geçerli Olan Anlamlarını da Değerlendirin :
Rüya simgeleri oldukça kişiseldir. Var olan ya da hiç var olmayan bir şey karşınıza düş simgesi olarak çıkabilir.
Bu nedenle rüya yorumlamak için her zaman kendinize dönmeniz önerilir; en iyi düş yorumlayıcı sizsiniz. Profesyoneller bir fikir edinmenize yardım edebilirlerse de, sonuçta hangi yorumu kabul edeceğiniz size kalır. Başkalarının sözlerini değişmez doğrular olarak kabul ederseniz kendinize büyük haksızlık edersiniz. Cesaret doğal yeteneklerinizin gelişmesini sağlayacaktır.
10- Düşünün ve Size Özel Yoruma Varın :
Bir an durup, derin bir nefes alıp düşünmeniz önerilir. Zihninizi gereksiz şeylerden arındırın ve rüyanıza odaklanıp aklınıza gelenleri günlüğünüze not alın.
Unutmayın ki, o anda içinde bulunduğunuz ruh durumu rüyanın yorumunu kendinizden gizlemenize neden olabilir ya da anlamanızı kolaylaştırabilir. Örneğin sıkıntı içindeki biri olasılıkla rüyanın sadece olumsuz anlamlarına odaklanacaktır. Oysa sakin, dengeli bir insan tüm olasılıkları düşünüp daha sağlıklı bir sonuca varabilir.
Freud’un yolunda ilerleyen doktorlar da günümüzde rüyalara büyük değer vermektedirler. Onlar, rüyaları bilimsel şekilde açıklayarak hastalarını tedavi etmektedirler.
Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmüyor. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.
Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sandığımız garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izlerler. Bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını biz uyandıktan sonra beynimizin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.
Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, korkulan tanrılar tarafından verilen armağan veya cezalar olabileceğine inanılmıştır. Daha sonra kahinler rüyaları açıklamaya, yorumlamaya başlamışlardır. İlk rüya yorumcularının ne zaman ortaya çıktıkları da belli değildir. Ancak Babil’in kahinlerinin büyük ün yaptıkları bilinmektedir. Kaldeliler, Astrolojinin yanı sıra rüya yorumlarında da başarı kazanmışlardır. Zamanla belirli rüyaların anlamları da kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar, eski Yunanlılar ve Araplar rüya yorumlarıyla ilgili kitaplar yazmışlardır.
Etkin Bir Rüya Yorumunun 10 Aşaması :
1- Bir Rüya Günlüğü Oluşturun :
Kolay açılan sağlam bir defter bulun ve uzun bir iple bir kalem bağlayın. Uyanır uyanmaz da rüyalarınızı ayrıntılarıyla yazın. Başından sonuna hatırlayabildiğiniz her şeyi, giysilerin renkleri, hareketin yönü, yeri, sayıları, geometrik şekiller, yaratıklar, mücevherler, mevsimler, yapılar, çiçekler, ve her türlü (ses,görüntü vb.) abartmaları ayrıntısıyla kaydedin.
Her kayıt için tarih atmayı unutmayın. Geleceği görme yeteneği olan kişiler için tarih özellikle önem kazanır. Yıllar sonra tekrar gözden geçirerek rüyalarınızın neler söylediğini anlayabilirsiniz. Rüya günlükleri kişisel gelişmeyi yansıtması açısından da önemlidir.
2- O Andaki İzlenimlerinizi Kaydedin :
Sıklıkla rüya tabiri hakkındaki ilk sezgisel izlenimlerimiz sonraki yorumlarımızdan çok daha önemlidir. Bazen rüyalar sonradan yorumlanmaya çalışılırken o andaki duygusal, ruhsal, kişisel değerleri azalır. Örneğin hayran olduğunuz bir sinema yıldızıyla ilgili bir düş gördüğünüzü var sayalım. Bir olasılıkla bu düş sadece sevdiğiniz bir filmi gözünüzde tekrar canlandırmaktan ibarettir. Ama yorumda buna kişisel özellikler katılmaya çalışılır. Bu durumu bir dengeye kavuşturmak için rüyanızda gördüğünüz kişinin ne yaptığına bakın. Örneğin oyuncu iyi tanımadığınız biriyle karşılaşmışsa, bu aslında o kişiyle kendinizin karşılaşmak istediğinizi gösterebilir.
3- Açıkça Belli Olanı da Yorumlayın :
Rüyanızda günlük yaşamınızda her zaman başınızdan geçenleri görmeniz olasılıkla sadece o kadardır, yoruma gerek yoktur. Yemek yediğinizi görmeniz aç uyuduğunuzu gösterebilir.
Öte yandan olaylar sıra değiştirmişse ya da başka bir gidiş kazanmışsa önemli olabilir. Kişisel düşüncelerinizi, umutlarınızı, korkularınızı, isteklerinizi yansıtabilir.
Rüyanız günlük, olağan olaylara odaklanmışsa kenarda kalan görüntüleri düşünün. Rüyanızı kısa bir cümleyle anlatmak gerekseydi bu ne olurdu? Aklınıza ilk gelen kelime nedir? Sonuçlandığını düşünene kadar aklınıza gelenlerin hepsini yazın.
4- İç ve Dış Etkileri Düşünün :
Bu aşamada size içinizden ve dışarıdan gelen bütün etkiler hesaba katılır. Rüyalar yorumlanırken bazen ihmal edilen diğer etkenler uyurken çevremizden gelen uyaranlardır. Rüyanızı kaydettikten sonra herhangi bir uyaran varlığı açısından çevrenizi kontrol etmeniz önemlidir.
5- Modelleri, Döngüleri ve Gelişmeleri Hatırlayın :
Modeller genellikle iki yolla ortaya çıkar. Tekrarlayıcı düşlerde aynı düşü tekrar tekrar görürsünüz ya da aynı görüntüleri içeren çok sayıda farklı düş görebilirsiniz.
Bazen sorunun çözüldüğünü düşünseniz de düşleri görmeye devam edebilirsiniz, bu durumda içinizdeki kuşkulardan henüz kurtulamamışsınız demektir. Belirsizliğin nerede olduğunu düşünmelisiniz.
6- Geleceği ve Geçmişi Görme Olasılıklarını Göz ardı Etmeyin :
Uyanık bir rüya yorumcusunun temel ilkesi hiçbir olasılığı reddetmemektir. Rüyalar içimizde uyanıklık gerçeğimizden daha geniş bir çerçeve oluşturur. Biz dinlenirken aklımız daha az uyaranla uğraşmak zorundadır. Bu nedenle uykudayken, geleceği görme gibi, günlük yaşam içinde ortaya çıkamayan bazı yeteneklerimiz kendini gösterecek boş bir yer bulabilir.
7- Anıları, Dilekleri, Fantezileri ve Hayalleri Değerlendirin. Anıların, Umutların ve Rüyaların Önemi Göz Ardı Edilemez :
Tepkilerimizin ve duygularımızın çoğu geçmiş deneyimlerimizle ilgilidir. Umut ve dileklerimiz gelecekle yüz yüze gelmemizi sağlar. Bu nedenle dileklerin ve umutların rüyaları etkilemesi şaşırtıcı değildir.
Hayallerimizle erişkin ruhumuzu doyurmaya çalışırız. Bilinçaltımız içimizdeki çocuğun yaratıcı içgüdülerinden kaynaklanan doğal, renkli maceralarla ruhumuzun sıkıntılarını dengelemeye çalışır. Pek çok yazar ve ressam kendilerine esin kaynağı olarak rüyalarından yararlanırlar.
8- Düş Simge Anahtarlarını Kullanın :
Rüyanızdaki görüntülere karşılık gelen simgelerin anlamlarını bir düşünün, önce tüm sahneyi, sonra ayrıntıları değerlendirin. Bazı rüyalarda arketip simgeler çok belirgindir : büyük bir nehir, değerli bir av, hayvan, bilge rehberler gibi. Bunlar genellikle, sırasıyla, tekrar doğumu, üretkenliği ; kendini keşfetmeyi ; iç doğayı ve üst benliği simgeler. Dinsel simgeler de arketiptir, fakat anlamları kültürden kültüre değişebilir.
Ardından seçtiğiniz simgelerin anlamlarını okuyun. Okurken kendinizdeki tepkileri değerlendirin ve çağrıştırdıklarını düşünün. Bunları da rüya günlüğünüze kaydedin.
Bir rüyadaki bütün görüntüleri ve simgeleri birdenbire değerlendirmek zorunda değilsiniz. Zaman içinde tekrar tekrar değerlendirebilirsiniz.
9- Verilen Açıklamalarla Birlikte Simgelerin Sizin İçin Geçerli Olan Anlamlarını da Değerlendirin :
Rüya simgeleri oldukça kişiseldir. Var olan ya da hiç var olmayan bir şey karşınıza düş simgesi olarak çıkabilir.
Bu nedenle rüya yorumlamak için her zaman kendinize dönmeniz önerilir; en iyi düş yorumlayıcı sizsiniz. Profesyoneller bir fikir edinmenize yardım edebilirlerse de, sonuçta hangi yorumu kabul edeceğiniz size kalır. Başkalarının sözlerini değişmez doğrular olarak kabul ederseniz kendinize büyük haksızlık edersiniz. Cesaret doğal yeteneklerinizin gelişmesini sağlayacaktır.
10- Düşünün ve Size Özel Yoruma Varın :
Bir an durup, derin bir nefes alıp düşünmeniz önerilir. Zihninizi gereksiz şeylerden arındırın ve rüyanıza odaklanıp aklınıza gelenleri günlüğünüze not alın.
Unutmayın ki, o anda içinde bulunduğunuz ruh durumu rüyanın yorumunu kendinizden gizlemenize neden olabilir ya da anlamanızı kolaylaştırabilir. Örneğin sıkıntı içindeki biri olasılıkla rüyanın sadece olumsuz anlamlarına odaklanacaktır. Oysa sakin, dengeli bir insan tüm olasılıkları düşünüp daha sağlıklı bir sonuca varabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)